TURGUT ÖZAL’IN YENİDEN DEFİN TÖRENİ

Kategoriler: HABERLER

8. Cumhurbaşkanı Merhum Turgut Özal’ın yeniden defin törenine katılan Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış şunları söyledi:

“Merhum Cumurbaşkanının cenazesini ebedi istirahatgahında rahatsız ettik… Bu son derece üzüntü verici bir durum.

Bu durum nasıl bir Türkiye’den geldiğimizi hatırlatması açısından ibret vericidir.

Bu mezarı açarak adalet arıyoruz.

Türkiye’nin karanlıklarının aydınlanmasına çalışıyoruz

Meçhul ve cezasız bir suçun kalmaması için çaba harcıyoruz.

Türkiye, vatandaşlarının ya da cumhurbaşkanlarının mezarlarında rahatsız edilmediği bir ortama gelinceye kadar parti olarak-hükümet olarak çalışacağız.

Ölümün değil, yaşamın esas olduğu bir Türkiye arzuluyoruz..

Adil bir Türkiye. Hiçbir suç cezasız kalmadığı, karanlığın değil aydınlığın hakim olduğu bir Türkiye. İşte AB standartları – dediğimiz de budur. İnsanların karanlık komplolara kurban gitmediği, yaşamın esas olduğu bir Türkiye… İnşallah da ulaşacağız, az kaldı.

Bugün Türk milletine önemli hizmetler sunmuş, milletimizin hala hayırla yad ettiği rahmetli Özal’ın yeninde defin işlemini gerçekleştiriyoruz. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.

İnşallah adli tıp uzmanlarımız rahmetli Özal’ın ölümü hakkındaki iddiaları en kosa sürede ortaya çıkaracak, soru işaretlerini tamamen ortadan kaldıracaktır.

Keşke yine de böyle olmasaydı… Keşke rahmetli Özal mezarında rahat bırakılsaydı. Ancak bu maalesef mümkün olmadı. Şimdi inanıyorum ki en azından Özal’ın ölümü ile ilgili iddialar araştırıldıktan sonra merhum Özal mezarında rahat bırakılacaktır.

Özal, “milletin adamı” olma sıfatını kazanmış ender liderlerdendir. O yüzden Özal ölmüş olabilir ama onun mesajları halen diridir, yaşamaktadır. Esasen önemli olan da budur. Hepimiz faniyiz. Hepimiz bir gün toprak olacağız. Ama bu hayattan göçüp giderken şu gökkubede hoş bir sada bırakabiliyor musun? İşte bütün mesele bu…

Özal bırakın hoş bir sadayı, hizmetleriyle, vizyonuyla, kararlı duruşuyla bu ülkeye ve bu millete çok önemli bir emanet bırakmıştır, çok değerli bir mirası devretmiştir.

O miras muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmaktır. O miras milletimizi dünyanın en çağdaş imkanlarıyla donatma mirasıdır.

O miras adalettir, kalkınmadır, barıştır, huzurdur… İşte bugün şurada gösterdiğiniz sevgi ve vefa onun emanetinin millet nezdinde nasıl karşılık bulduğuna şüpheyle bakanlara da cevaptır.

Merhum Turgut Özal, bu milletin bağrından, bu milletin sinesinden çıkmış, milletle arasında gönül köprüsü kurmuş, milletin diliyle konuşan ve millete konuşan bir siyaset ve devlet adamıydı.

Turgut Özal insanı merkeze koyan siyaset anlayışıyla Türkiye’de statükoya meydan okudu.

Onun, bundan 24 yıl evvel 1987 yılında Avrupa Topluluğu’na tam üyelik başvurusunu yapması Türkiye için tarihi bir dönüm noktası oldu.

Esasen Özal o dönemden, AB sürecinde karşılaşılacak güçlükleri öngörerek, bu yolu “uzun ince bir yola” benzetmiş, bu yolda bizi vazgeçirmek isteyenler olacağı, bize havlu attırmaya çalışacakları konusunda uyarmıştı.

Bizler de Avrupa Birliği sürecimize tarihsel bir eşik atlatan Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde o “uzun ince yolda” kararlılıkla ilerlemeye devam ederken bugün Turgut Özal’ı bir kez daha rahmetle yad ediyoruz.

Vaktiyle Özal karşısında saf tutup, bugünlerde ona muhabbet beslemeye başlayanların, AB sürecimize de aynı desteği samimiyetle vereceklerini ümit ediyorum.

Türkiye’nin tedirginlik, korku ve paranoya ikliminde yaşadığı bir dönemde, Turgut Özal gibi bir isim ortaya çıkmış ve bu millete yeniden özgüven kazandırmıştı.

Rahmetli Özal, Türk siyasetinin ve dünya siyasetinin paradigmalarının tamamen çöktüğü, yeni bir dünya düzenin inşa edildiği bir dönemde ezber bozan bir siyaset izledi, bu ülkedeki zihniyet değişikliğinin mimarı oldu.

Özal Türkiye’de iktidarı devraldığında Türkiye hala siyah-beyaz yıllarını yaşıyordu…

Onun gerçekleştirdiği reformlarla bu ülke bir anda renklendi ve çağını yakaladı, zenginleşti, çeşitlendi, kabuğunu kırarak dünyaya açıldı.

Özal, daha 1980’li yıllarda “21’inci Asır Türkiye’nin Asrı olacaktır” demişti…

Turgut Özal, tıpkı Recep Tayyip Erdoğan gibi bu milletin bağrından, bu milletin sinesinden çıkmış, milletle arasında gönül köprüsü kurmuş, milletin diliyle konuşan ve millete konuşan bir siyaset ve devlet adamı olmayı başarmış ender şahsiyetlerden olmuştur.

Türkiye’nin dışa açılmasında, anayasal hak ve özgürlüklerin hayata geçirilmesinde Turgut Özal öncü rol oynamıştır.

Diyor ki Özal: “BİZ ÇOCUKLARI SEVERİZ. BİZ GENÇLERİ SEVERİZ. BİZ İNSANI SEVERİZ. İNSANDAN DAHA MÜBAREK, NE BİR MAHLÛK, NE BİR KURUM, NE DE BİR DOKTRİN VARDIR.”

Kendisine suikast girişiminde bulunulduğunda, kürsüden ayrılmadan, o yaralı haliyle yeniden mikrofonun başına geçti ve: “ALLAH’IN VERDİĞİ ÖMRÜ, ONDAN BAŞKA ALACAK YOKTUR… BİZ DE ONA TESLİM OLMUŞUZDUR” dedi.

Bu millet Özal’ı ve Özal gibi milletle aynı yöne bakan gönül insanlarını her zaman minnet ve şükranla hatırlayacak, onların mirasını daha ileriye taşıyanları her zaman bağrına basacaktır.”

 

 

Arkadaşlarınla Paylaş

Facebook
© Copyright 2014 Egemenbagis.com - Tüm Hakları Saklıdır